Tek Türkiye Dizisi

7.Türkçe Olimpiyatları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
7.Türkçe Olimpiyatları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Haziran 2009 Perşembe

Gül, Türkçe Olimpiyatları'na katılan öğrencileri kabul etti


Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 7. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları için 115 ülkeden Türkiye'ye gelen öğrencileri kabul etti.


Çankaya Köşkü'ndeki programda, Kazakistan ekibi Bitlis yöresinden halkoyunu gösterisi sundu. Daha sonrası sırasıyla Nijeryalı öğrenci Nadya Yusuf ''Gönül Pencerisinden Ansızın Bakıp Geçtin'' şarkısını, Avustralyalı öğrenci Jayden Wats ''Anadolu'nun Sevgisi'' şiirini, Tacik öğrenci Mehrinigari Rüstam ''Telli Turnam'' şarkısını, Gürcistanlı öğrenci Vana Dvalisvili ''Üzülme Anne'' şarkısını seslendirdi. Cumhurbaşkanı Gül, yaptığı konuşmaya, ''Türkiye'ye ve Çankaya'ya hoşgeldiniz. Türkçe konuşurken sizler tarafından takip ediliyor ve anlaşılıyor olmam ayrı bir heyecan, mutluluk veriyor'' diyerek başladı. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla bir ay önce Türkiye'nin bütün şehirlerinden çocukların Çankaya Köşkü'ne geldiğini ve gösteri sunduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Gül, bugün de dünyanın 115 ülkesinden, dünyanın bütün köşelerinden çocukları ağırladıklarını söyledi. Türkçe konuşan çocukların güzel gösterilerini izleminin heyecan verici olduğunu ifade eden Gül, Türkçe'yi ve Türkiye sevgisini dünyanın bütün köşelerine taşıdıkları ve Türkçeyi güzel şekilde öğrettikleri için emeği geçenlere teşekkür etti.


Cumhurbaşkanı Gül, ''Türkçe dünyanın en çok konuşulan en güzel dillerinden birisi. Siz de konuşurken herhalde bunun farkındasınız. Ne söylediğinizi hissediyorsunuz, ona göre hareketler yapıyorsunuz, en güzel şekilde özümseyerek, anlayarak Türkçe'yi konuşuyorsunuz, şarkılar söylüyorsunuz'' dedi.


-''TÜRKÇE KONUŞUYOR OLMANIZ TÜRKÇE'NİN GÜCÜNÜ GÖSTERİYOR''-


Dünyada yüz milyonlarca insanın Türkçe konuştuğunu, bunların bir çoğunun Türk orijinli olduğunu belirten Gül, Balkanlardan Çin'e kadar ve Afrika'daki birçok ülkede Türkçe konuşarak gezilebileceğini anlattı. Cumhurbaşkanı Gül, olimpiyatlara katılan çocuklara ''Sizlerin çoğunuz bu sınırların dışında çocuklarsınız. Türk kültürüyle, Türk etnik yapısıyla, geçmiş Türk medeniyetleriyle ilgisi olmayan coğrafyalarda bulunan çocuklarsınız. Sizin Türkçe konuşuyor olmanız, oralarda Türkçe'nin öğretilmesi, öğrenilmesi, Türkçe eğitim yapılması, bu yeni bir şey. Bu, Türkçe'nin gücünü gösteriyor ve aynı zamanda Türkiye ile dünyanın her köşesini Türkçe vasıtasıyla bağdaştırıyor'' diye konuştu. Yurtdışına gerçekleştirdiği ziyaretlerde Türk okullarını ziyaret ettiğini hatırlatan Gül, Kenya'dan gelen öğrencinin Beşiktaş forması giydiğini görünce ''Bakın Türkiye'deki gündemi ne kadar yakından takip ediyorlar'' dedi.


Çocuklardan, ülkelerine iyi şekilde hizmet edebilmek için kendilerini en iyi şekilde yetiştirmelerini isteyen Gül, ''Türkçeniz sayesinde ülkeleriniz ile Türkiye arasında köprü kuracaksınız. Bu köprüler bazen siyaset, ticaret, kültürel alanlarda olacak. Sizler aynı zamanda ülkelerinizde Türkiyemizin gönüllü elçisi gibi olacaksınız büyüdüğünüzde. Ülkenizle Türkiye arasındaki ilişkileri her bakımdan geliştireceksiniz. Türkiye'yi, Türk kültürünü, Türk insanının güzelliğini, kardeşliğini, dostluğunu da ülkenizde tanıtacaksınız ve çevrenize en güzel şekilde örnek olacaksınız'' diye seslendi. Konuşmasının ardından Kenyalı öğrenci Duale Sigat Cumhurbaşkanı Gül'e, sırtında ''Abdullah Gül'' yazan 38 numaralı Beşiktaş forması hediye etti. Gül de Kenyalı öğrencinin giydiği Beşiktaş formasını imzaladı.


Programın ardından Cumhurbaşkanı Gül, öğrencilerle ve öğretmenleriyle hatıra fotoğrafı çektirdi.

3 Haziran 2009 Çarşamba

Tek Türkiye 'nin Tarık 'ı Ozan Çobanoğlu; Türkçe Olimpiyatları....




Doktor Tarık; Tek Türkiye için uğraşırken, dünya çapında Tek Dil Türkçe’ yi görünce duygusal anlar yaşadı!...


Yıllarca beraber yaşadığımız daha sonra ise birbirine düşman olup, eline silah alıp dağa çıkanlara en güzel mesaj, Türkçe Olimpiyatlarında veriliyor!...Bu sene 7. si düzenlenen Türkçe Olimpiyatları görkemli gösteriyle baş döndürürken, efsanevi manzaralar karşısında yediden yetmişe herkes beğenileri aktarıp, bu gösterilerden çok gurur duyduklarını belirtti.

115 ülkeden 700 öğrencinin katıldığı olimpiyatlarda Nijeryalısı, Almanı, Arabî, Amerikalısı yüzlerce ırk, “Tek Dil Türkçe” de birleşip büyük bir sevgi tufanı yaşatıyor. Ünlü ses sanatçılarımızın eserlerini tıpkı onlar gibi okuyan, dizi karakterlerini muhteşem taklit eden bu yetenekler tüm Türkiye’yi duygulandırdı.


Gösterilere katılan Ekmek Teknesi’nin Herodot Cevdet’i Hasan Kaçan’ da organizasyonu ne kadar başarılı bulduğunu belirtirken, Herodot Cevdet’i canlandıran Nijeryalı Halliru’yi dakikalarca alkışladı.


Samanyolu Televizyonun gözde dizisi Tek Türkiye’nin başarılı oyuncusu Ozan Çobanoğlu ise bir yandan sineması bir yandan Tek Türkiye’nin sezon finali için yoğun bir tempoda çalışırken, bu büyük organizasyonun kendisini ne kadar motive ettiğinden bahsetti. Daha sonra; “Ana dilleri Türkçe olmayan çocukların bizim dilimizi konuşmaları, beni çok mutlu ediyor. Bu durum barış ve kardeşliğin en büyük göstergesidir. Türkçe olimpiyatlarında emeği geçen herkesi içten duygularıma kutluyorum. Ülkemize gelen öğrencilerin farklı duygularla Türkçe konuşmaları insanı çok duygulandırıyor. Umarım bu olimpiyat her yıl devam eder... “ diyerek organizasyonda yerleri doldurulamaz emektarlar öğretmenlere teşekkür etmeyi de ihmal etmedi.


1 Haziran 2009 Pazartesi

7.TÜRKÇE OLİMPİYATLARI...Serdar Ortaç'tan Türkçe Olimpiyatı itirafı !


Türkçe Olimpiyatları şarkıcı Serdar Ortaç'tan övgü almıştı.
Ferhat Göçer'in sunumuyla Show TV'de Aralık 2008de cumartesi günleri ekrana gelen müzik programı 'Biri Bana Gelsin', önceki akşam Serdar Ortaç'ı konuk etmişti. O akşamki programa Eurovision ve Türkçe Olimpiyatları tartışması damgasını vurmuştu. "Herkes Eurovision'u konuşuyor; ama bizim bir de Türkçe Olimpiyatlarımız var. Kusura bakmayın, bunu söylemem gerek." diyen Ortaç, seyircilerden Eurovision'dan önce Türkçe Olimpiyatları'na destek vermelerini istemişti.
Yediden yetmişe herkesi duygulandıran çocukların Türkiye ve Türkçe sevdası izleyenleri adeta büyülüyor.
Dünya haritasının neresinde olduğunu bilmediğimiz hatta ismini bile telaffuz etmekte güçlük çektiğimiz ülkelerin çocukları Türkiye'ye gelerek şarkılarımızı, şiirlerimizi seslendiriyor. Yediden yetmişe herkesi duygulandıran çocukların Türkiye ve Türkçe sevdası izleyenleri adeta büyülüyor. İzledikçe duygu seline kapılanlardan biri de ünlü sanatçı Serdar Ortaç. "Eurovision'dan önce Türkçe Olimpiyatları'na destek verin." sözüyle yarışmanın önemine dikkat çeken Ortaç, bu yılki organizasyonda jüri üyeliği yapacak.
115 ülkeden 700 öğrencinin katılacağı programın parçası olmaktan büyük gurur duyduğunu söyleyen sanatçı, "Türkçe Olimpiyatları, tarih boyunca gurur duyacağımız yegâne olaylardan biri. Millet olarak yaptığımız en gurur verici şey. Bunun için ne kadar övünsek az." diyor. Türkçe Olimpiyatları'nın günün birinde mutlaka hak ettiği yeri bulacağını ifade eden Ortaç, organizasyonun zaman geçtikçe değerinin artacağına inanıyor.
Türkçe Olimpiyatları'yla geçen yıl televizyon aracılığıyla tanışan Serdar Ortaç, çocukları izlerken büyük bir heyecana kapılmış. Moğolistanlı öğrenci, Sakarya Türküsü'nü okurken gözyaşlarına hakim olamamış. Ünlü sanatçı, yaşadığı duygu dolu anları şöyle anlatıyor: "Kamboçyalı bir kız çocuğundan Çile Bülbülüm şarkısını, Moğolistanlı bir öğrencinin ağzından Necip Fazıl'ın mısralarını dinlerken çok duygulandım. Hatta hemen internet siteme ilgili videoları ekleyerek, sevenlerime izlettim. Ancak Moğolistan adına katılan bir kız öğrencinin, Sakarya Türküsü'nü okurken 'Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz, Sen kıvrıl ben gideyim, Son Peygamber kılavuz' dizelerini haykırması, beni kendimden geçirdi. En çok bu sahnede heyecanlandım ve gözyaşlarımı tutamadım."
Türkçe Olimpiyatları'nın, dilimizi başarı ile konuşan dünya çocuklarını bir araya getirdiğinin altını çizen Ortaç, bu yeteneklere hayran kalmamanın mümkün olmadığını vurguluyor. "Sakarya Türküsü'nü tüm sevgisiyle okuyan ve bize Türkçe 'merhaba' diyen bu çocukları sevmemek ve söyledikleri karşısında duygulanmamak mümkün değil." ifadelerini kullanıyor. Ortaç, popüler müzikle uğraşan bir sanatçı olarak olimpiyatları çok önemsediğini şu sözlerle anlatıyor: "Olimpiyatlar bizim için çok önemli. Bize özümüzü, büyük ve yüce tarihimizi, hatta Orta Asya'dan Avrupa sınırlarına kadar, yıllarca konuşulan dilimizin büyüklüğünü hatırlatıyor. Böyle güzel bir oluşum karşısında kayıtsız kalmak zaten söz konusu olamaz. Günümüz gençliğinin Türk milletini var eden değerlere sahip çıkması gerekiyor. Gençliğin iyi insan olmak için çok sebebi var. Çünkü bizim Osman Gazi'miz, Mevlânâ'mız, Mustafa Kemal'imiz var. Sevmeyi öğrenmek için çok nedenimiz var."
SERDAR ORTAÇ' DAN TÜRKÇE OLİMPİYATLARI İÇİN ÖVGÜ DOLU VİDEO---->TIKLA İZLE

7.türkçe Olimpiyatları....Türkçe Olimpiyatları İçin Geldiler, Gönülleri Fethettiler






Türkçe Olimpiyatları için ülkemize gelen öğrencilerle İstanbul caddelerinde dolaştık. TV'deki reklam filminde izledikleri gençleri karşılarında görenler oldukça şaşırdı.


Galata Köprüsü'nde balık tutan insanların arasına karışan gençlerden Paul Nibela, bir balıkçının sırtına dokunarak 'Rast gele' deyiverdi. Yanından geçen bir Afrikalının kendisine selamı, 60 yaşındaki İsmail Küçükkoy'u önce şaşırttı; ancak Paul'u tanıyınca İsmail amca "Siz Türkçe Olimpiyatları için İstanbul'a gelen çocuklarsınız. Akşam televizyonda izledim." diyerek ona sarılıverdi. Benzer anlar sadece İstanbul'da değil; Ankara'da da yaşandı. Türkiye, Türkçe sevdalısı dünya çocuklarını bağrına bastı. Mutluluk, gurur ve gözyaşı birbirine karıştı.


Galata'da balık tutup simit istediler, herkes onları tanıdı...
Eminönü-Üsküdar vapurunda Vietnamlı bir genç kızın simitçiden Türkçe gevrek istediğini duysanız ya da Galata Köprüsü'nde balık tutarken Kenyalı bir çocuğun 'Rast gele.' dediğini işitseniz ne hissedersiniz? Şüphesiz bu soruya birçok kişi 'Şaşkınlık.' cevabını verir. Ancak Türkçe Olimpiyatları için ülkemize gelen 115 ülkeden 700 öğrenci, görenlere tam da bu duyguyu yaşatmaya namzet. Sevimli, tanıdık ve bir o kadar da bizden olan Türkçe sevdalısı dünya çocukları, görenlerde ilk bakışta şaşkınlık meydana getirse de bu duygu zamanla kendini büyük bir mutluluk ve gurura bırakıyor.


Bu sene 7'ncisi düzenlenen Türkçe Olimpiyatları'nın televizyon ekranlarında dönen tanıtım filmi de insanların bu duygularına hitap eder tarzda hazırlanmış. Biz de, tanıtım filminden esinlenerek küçük misafirlerimizden ikisini yanımıza alarak İstanbul turuna çıkıyoruz. Moğolistanlı Zulzaya Erdenebayar ve Kenyalı Paul Nibela'yla ilk durağımız Miniatürk oluyor. Daha turnikelerden içeriye girer girmez yöresel kıyafetleri nedeniyle ziyaretçilerin dikkatini çeken öğrenciler, kısa sürede birçok kişiyi etrafında toplamayı başarıyor. Kendisiyle konuşmak için yanına gelen bir ilköğretim öğrencisinin İngilizce merhaba selamına Türkçe karşılık veren Zulzaya Erdenebayar, çevrede büyük bir şaşkınlığa sebep oluyor. Türkçe Olimpiyatları için İstanbul'a geldiklerini anlatan Erdenebayar'ı dikkatle dinleyen ziyaretçiler yarışmayla ilgili ardı ardına sorular yöneltiyor. Erdenebayır, akıcı ve kendine has telaffuzuyla tek tek akranlarına Türkçe Olimpiyatları'nı anlatıyor. Yarışma hakkında bilgi alan ilkokul üçüncü sınıf öğrencisi Furkan'ın kendinden büyük bir olgunlukla ağzından dökülen, "Yarışmaya ne gerek var, hepiniz zaten birincisiniz." sözleri adeta yarışmanın ruhunu özetliyor.


Afrikalı Nibela ile Galata'da balık tutmanın keyfine diyecek yok

Daha sonra İstanbul'u anlatan en önemli eserlerinden biri olan Galata Köprüsü üzerinde gezmeye başlıyoruz. Sıra sıra dizilmiş balık tutan insanların arasına karışan Paul Nibela, bir balıkçının sırtına dokunarak 'Rast gele.' deyiveriyor. Yanından geçen bir Afrikalının selamı 60 yaşındaki İsmail Küçükkoy'u önce şaşırtsa da Paul'u tanıması uzun sürmüyor. "Siz Türkçe Olimpiyatları için İstanbul'a gelen çocuklarsınız. Akşam televizyonda izledim." diyerek sarılıveriyor. Kenyalı 16 yaşındaki Paul Nibela'yla Türk İsmet Küçükkoy'un birbirine sarılması o kadar sıcak bir manzara oluşturuyor ki, diğer balıkçılar da gelip Paul'le tanışmaya başlıyor. Türk balıkçılar Zulzaya Erdenebayar ve Paul Nibela'yla konuşurken aradaki renkler ve farklılıklar tamamen kayboluyor. "60 yaşımdayım böyle bir şey hiç görmedim. Allah bize bu duyguyu yaşatanlardan razı olsun." diyen Küçükkoy'un gözlerinden yaşlar süzülüyor. Paul'e elindeki oltayı vererek balık tutturan 22 yaşındaki Hüseyin Yonca ise, "Valla insan bir tuhaf oluyor. Binlerce kilometre öteden Afrikalı bir çocukla yan yana Türkçe konuşarak balık tutuyoruz." diyor.

En çok 'ı' ve 'ö' harflerini söylerken zorlanıyorlar

Dünya dili olmaya aday Türkçe için kilometrelerce uzaktaki memleketinden ailesini bırakarak ülkemize gelen 17 yaşındaki Moğolistanlı Zulzaya Erdenebayar, Sultanahmet'i gezerken çok heyecanlanmış. Tarihçi olan babası, Erdenebayar'a İstanbul'a gelmeden önce uzun uzadıya Türkiye'nin tarihî zenginliğinden bahsetmiş. "Babam mutlaka Sultanahmet ve Ayasofya Camii'ni gezmemi söylemişti. Buraya gelip bu güzellikleri görünce neden o kadar çok ısrar ettiğini anladım." diye konuşuyor. Türkiye'yi çok yeşil ve hareketli bir ülke olarak tanımlayan Zulzaya, "Türkiye benim için artık çok özel bir yer. Mutlaka bu yarışmadan sonra da İstanbul'a geleceğim." diyor. Türkçeyi bir buçuk yılda öğrendiğini söyleyen Zulzaya, en çok 'ı' ve 'ö' harfini söylerken zorlandığını söylüyor. Kendi alfabelerinde ı'nın olmadığını belirten Zulzaya, haftalarca bu sesi çıkarmak için uğraşmış. Zulzaya, Türkiye'dekilerin çok hızlı konuşmasından şikayet ediyor.


'Baklava ve döner keşke bizim ülkemizde de olsa'


Kenyalı Paul Nibela'ya ise Türkçeyi okumanın yazmaktan daha zor olduğunu anlatıyor. Yarışmada Murat Kekilli'nin 'Anadolum Benim' şarkısını seslendirecek olan Paul, eve döndüğünde kardeşlerine ballandıra ballandıra yaşadıklarını anlatacağını söylüyor. Yedikleri döner ve baklavanın tadını unutamayan Zulzaya Erdenebayar ve Paul Nibela "Keşke bu yiyecekler bizim ülkemizde de olsa." diye konuşuyor. Fatih Kısaparmak'ın 'Kilim' parçasını seslendirecek olan Zulzaya ise annesine çok merak ettiği için bir kilim götürmeyi planlıyor. Görünen o ki onların Türkçesinin tadı bizim damağımızda, Türkiye'nin hoşgörüsü ve mutfağının tadı da onların damağında kalmaya devam edecek.


Necip Fazıl ve Hacı Kemal Erimez unutulmadı


Uluslararası Türkçe Öğretimi Derneği'nin (TÜRKÇEDER) her sene verdiği Türk Dili Ödülleri'nin bu yılki sahipleri belli oldu. Hayatını Türk okullarının kurulmasına adayan merhum Hacı Kemal Erimez, 'Vefa Ödülü'ne layık görüldü. 'Atatürk Türk Dili Ödülü', Amerikan Senatosu'nda görev yapan en yaşlı üye Robert Byrd'a; 'İsmail Gaspıralı Türk Dili Ödülü' ise TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin'e verilecek. Vefatının 26. yıldönümünde dualarla anılan 'Şairler Sultanı' Necip Fazıl Kısakürek' de makale yarışmasının konusu oldu.


Kızılcahamam'da kamptalar


TÜRKÇEDER tarafından organize edilen 7. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları'na 115 ülkeden 700 öğrenci katılıyor. Yarışmaya aralarında Afganistan, Arjantin, Venezuela, Benin, Etiyopya, Kongo, Fransa, İtalya, Uganda, Togo, Maldiv Adaları, Srilanka gibi ülkelerden gelen çocuklar hazırlanıyor. Maraton 28 Mayıs Perşembe günü Asya Kızılcahamam Termal Tatil Köyü'nde başladı. 'Yabancı Dil Türkçe kategorisinde konuşma, yazma, dil bilgisi, şiir, şarkı, sunum, genel kültür, özel beceriler, makale, ülke tanıtım stantları yarışmaları; 'Ana Dil Türkçe kategorisinde ise kompozisyon, şiir, genel kültür yarışmaları yapılacak. 30-31 Mayıs'ta Ankara ANFA'da yapılacak kültür şölenine yüz binlerce ziyaretçi bekleniyor. Geçen yılki etkinliklere 158 bin kişi katılmıştı. Şarkı finali 3 Haziran'da İstanbul'da Haliç Kongre Merkezi'nde, şiir finali ise 2 Haziran'da Bursa Kültür Park'ta gerçekleştirilecek. Sekiz gün boyunca devam edecek Türkçe Olimpiyatları'nın ödül töreni ise 6 Haziran Cumartesi günü Ankara ASKİ Spor Salonu'nda olacak.


Finalistler Anadolu'da gösteri yapacak


İlki geçen yıl düzenlenen il etkinlikleri, bu yıl da sürdürülecek. Kayseri, İzmir, Erzurum, Kahramanmaraş, Gaziantep, Antalya gibi illerde 8-9 Haziran tarihlerinde gösteri amaçlı programlar düzenlenecek. 9 ayrı ilde 25 ayrı sahnede 120 bin davetli seyirciye ulaşılacak. İl etkinliklerinde Anadolu insanı yurtdışında yapılan eğitim hizmetlerinin neticesini görmenin ve katılımcı öğrencilerle yakından sohbet etmenin mutluluğunu yaşayacak.








7.Türkçe Olimpiyatları.... Moğol öğrenci Sakarya Türküsünü okurken ağladım




Dünya haritasının neresinde olduğunu bilmediğimiz hatta ismini bile telaffuz etmekte güçlük çektiğimiz ülkelerin çocukları Türkiye'ye gelerek şarkılarımızı, şiirlerimizi seslendiriyor. Yediden yetmişe herkesi duygulandıran çocukların Türkiye ve Türkçe sevdası izleyenleri adeta büyülüyor. İzledikçe duygu seline kapılanlardan biri de ünlü sanatçı Serdar Ortaç. "Eurovision'dan önce Türkçe Olimpiyatları'na destek verin." sözüyle yarışmanın önemine dikkat çeken Ortaç, bu yılki organizasyonda jüri üyeliği yapacak. 115 ülkeden 700 öğrencinin katılacağı programın parçası olmaktan büyük gurur duyduğunu söyleyen sanatçı, "Türkçe Olimpiyatları, tarih boyunca gurur duyacağımız yegâne olaylardan biri. Millet olarak yaptığımız en gurur verici şey. Bunun için ne kadar övünsek az." diyor. Türkçe Olimpiyatları'nın günün birinde mutlaka hak ettiği yeri bulacağını ifade eden Ortaç, organizasyonun zaman geçtikçe değerinin artacağına inanıyor.


Türkçe Olimpiyatları'yla geçen yıl televizyon aracılığıyla tanışan Serdar Ortaç, çocukları izlerken büyük bir heyecana kapılmış. Moğolistanlı öğrenci, Sakarya Türküsü'nü okurken gözyaşlarına hakim olamamış. Ünlü sanatçı, yaşadığı duygu dolu anları şöyle anlatıyor: "Kamboçyalı bir kız çocuğundan Çile Bülbülüm şarkısını, Moğolistanlı bir öğrencinin ağzından Necip Fazıl'ın mısralarını dinlerken çok duygulandım. Hatta hemen internet siteme ilgili videoları ekleyerek, sevenlerime izlettim. Ancak Moğolistan adına katılan bir kız öğrencinin, Sakarya Türküsü'nü okurken 'Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz, Sen kıvrıl ben gideyim, Son Peygamber kılavuz' dizelerini haykırması, beni kendimden geçirdi. En çok bu sahnede heyecanlandım ve gözyaşlarımı tutamadım."

Türkçe Olimpiyatları'nın, dilimizi başarı ile konuşan dünya çocuklarını bir araya getirdiğinin altını çizen Ortaç, bu yeteneklere hayran kalmamanın mümkün olmadığını vurguluyor. "Sakarya Türküsü'nü tüm sevgisiyle okuyan ve bize Türkçe 'merhaba' diyen bu çocukları sevmemek ve söyledikleri karşısında duygulanmamak mümkün değil." ifadelerini kullanıyor. Ortaç, popüler müzikle uğraşan bir sanatçı olarak olimpiyatları çok önemsediğini şu sözlerle anlatıyor: "Olimpiyatlar bizim için çok önemli. Bize özümüzü, büyük ve yüce tarihimizi, hatta Orta Asya'dan Avrupa sınırlarına kadar, yıllarca konuşulan dilimizin büyüklüğünü hatırlatıyor. Böyle güzel bir oluşum karşısında kayıtsız kalmak zaten söz konusu olamaz. Günümüz gençliğinin Türk milletini var eden değerlere sahip çıkması gerekiyor. Gençliğin iyi insan olmak için çok sebebi var. Çünkü bizim Osman Gazi'miz, Mevlânâ'mız, Mustafa Kemal'imiz var. Sevmeyi öğrenmek için çok nedenimiz var."


Türkçe Olimpiyatları Şöleni Altınpark'ta Başladı. Bugün Son


115 Ülkeden katılımla gerçekleşecek olan 7. Türkçe Olimpiyatları Kültür Şöleni 30 Mayıs Cumartesi günü saat 10:00 da Ankara Altınpark'ta başlıyor.Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ankara'nın her ilçesinden Altınpark'a ücretsiz servisler düzenliyor. Çok sayıda katılım olacağı beklenen bu şölene sizlerde kayıtsız kalmayın ve oradaki çoşkuyu binlerce kişiyle yaşayın! Ankara'da oturanların Cumartesi sabah 9 da başlayacak servisleri kaçırmaması, o çoşkudan kendilerini mahrum etmemeleri tavsiye edilir.Kültür Şöleni, 30-31 Mayıs 2009 Tarihlerinde Ankara Altınpark’ta yapılacak. Yarışmacılar, ülke tanıtım stantları açarak ülkelerinin tanıtımını yapacaklardır. Yarışmacıları yakından görebileceğiniz bu şölen, Olimpiyatları canlı ve yerinde izlemek isteyenler için bulunmaz bir fırsat...


http://www.samanyolufanlari.com/forum/viewforum.php?f=105

28 Mayıs 2009 Perşembe

7 Türkçe Olimpiyatı ....Türkçe Bayramı Başladı


On dört gün boyunca tüm ülkede bayram havası estirecek, 7. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları dün başladı. İstanbul Haliç Kongre ve Kültür Merkezi'ndeki tanıtım toplantısına, 115 ülkeden Türkçe sevdalısı 700 öğrencinin yanı sıra Prof. Dr. Mehmet Sağlam, sanatçı Erhan Güleryüz ve ünlü oyuncu Hasan Kaçan da katıldı. Kırgız gençlerin kolbastı oynadığı programda, Afrikalı öğrencilerin sergilediği Ekmek Teknesi dizisinin sevilen karakteri Heredot Cevdet taklidi büyük beğeni topladı.


Sunuculuğunu geçen yılın finalistlerinden Tacikistanlı Suman Kurbanova'nın yaptığı törende konuşan Türkçe Olimpiyatları Tertip Heyeti Başkanı Mehmet Sağlam, kendi ülkelerinde yapılan olimpiyatlarda 10 bin kişi arasından seçilen öğrencilerin, Ankara, İstanbul ve Bursa'da finallere katılacaklarını söyledi. Gençlerin daha sonra Kayseri, Gaziantep, Kahramanmaraş ve Erzurum'u da gezerek hünerlerini sergileyeceklerini kaydetti. TBMM Milli Eğitim Komisyonu Başkanı Sağlam, olimpiyatın amacını ise şu sözlerle açıkladı: "Daha çok insan Türkçe öğrensin, daha çok insan sevgi ve barışta, bilim ve sanatta bir araya gelsin. Daha çok insan, devlet adamları tarafından Türkçe öğrenmeye teşvik edilsin." Türkçe Olimpiyatları Medya İletişim Koordinatörü Halit Soylu da öğrencilerin bugünden itibaren Ankara Kızılcahamam'daki Asya Termal Tesisleri'nde kampa gireceğini aktardı. 2 Haziran'da Bursa'da şiir yarışmasının finalinin, 3 Haziran'da İstanbul'da şarkı yarışmasının finalinin yapılacağını belirtti. Ödül töreninin ise 6 Haziran'da Ankara ASKİ Spor Salonu'nda gerçekleştirileceğini bildirdi. Jüri üyesi Erhan Güleryüz ise dünyada 250-300 milyon insanın Türkçe konuştuğunu vurgulayarak, "Türkçe, sevgi dilidir. Sevgiyi hissetmeniz için Türk dili yeterli olacaktır." ifadelerini kullandı. Oyuncu Hasan Kaçan da özellikle aşkı anlatmak için Türkçeden daha güzel bir dil olmadığını dile getirerek, "Gönül kelimesinin tam karşılığı, hiçbir dilde bulunamadı." dedi.


MİNİATÜRK'TE EĞLENCELİ BİR GÜN


Toplantıda Nijeryalı Halliru Faruk ve arkadaşı, Heredot Cevdet tiplemesini canlandırdı. Tacikistanlı Madina, Candan Erçetin'in 'Melek' adlı şarkısını, Nijeryalı bir genç, Âşık Veysel'in 'Benim sadık yarim kara topraktır' eserini okudu. Gösterilerin ardından öğrenciler Miniatürk'e düzenlenen gezide eğlenceli bir gün geçirdi.

27 Mayıs 2009 Çarşamba

7. Türkçe Olimpiyetları...Türkçe Sevgisi 115 Ülkeye Ulaştı


Her sene büyük bir coşkuyla gerçekleştirilen Türkçe Olimpiyatları için geri sayım başladı.


Çeşitli yarışmalar ve ödül töreniyle bir Türkçe bayramına dönüşen etkinlik, 28 Mayıs'ta Ankara Kızılcahamam'da başlıyor. Olimpiyatlar, yeni ülkelerin katılımıyla bu yıl daha da renklendi. İskoçya, İspanya, Gabon, Kuveyt, Liberya, Peru ve Zambiya Türkçe Olimpiyatları'na ilk kez öğrenci gönderdi. Böylece etkinliğe katılan ülke sayısı 115'e çıktı. Bu ülkelerden gelen 700 finalist öğrenci, 14 gün boyunca farklı dallarda Türkçe becerilerini sergileyecek. Gençlerin kendi ülkelerini tanıtacağı 'Kültür Şöleni', 30-31 Mayıs günlerinde Ankara Altınpark'ta yapılacak. Şiirden şarkıya, genel kültürden makaleye kadar 13 dalda büyük çekişmenin yaşanacağı 7. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları'na Ankara, İstanbul ve Bursa ev sahipliği yapacak. Dünyanın her köşesinde Türkiye ve Türkçenin tanıtımına vesile olan gençleri TBMM Başkanı Köksal Toptan da ödüllendirecek. Altın madalya almaya hak kazanan öğrencilere, Türk Dili Hizmet Ödülleri'ni Meclis Başkanı Toptan verecek.

Resmî programın bitmesinin ardından sevinç, bu kez Anadolu'ya yayılacak. Geçen yıl 5 ilde başlatılan mini olimpiyatlar, 9 kentte bayram havası estirecek. İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Erzurum, Kayseri, Gaziantep ve Kahramanmaraş, farklı coğrafyalardan gelen Türkçe sevdalılarına ev sahipliği yapacak. Tertip Komitesi Başkanı eski Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Mehmet Sağlam, olimpiyatların 5 kıtada binlerce öğrenciyi Türkçeye özendirmek ve teşvik etmek için yapıldığını söyledi. Her sene daha büyük mesafeler alındığını belirten Sağlam, "Türkçe; sevgi, saygı, barış dili olmaktan da öte, bir bilim ve edebiyat dili haline geliyor." dedi. Olimpiyatlar için sadece bu sene 10 bin başvuru yapıldığını anlatan Sağlam, öğrencilerin finale kalabilmek için bir yıl boyunca ter döktüğünü ifade etti.

Yarışmacıların bir kısmı Türkiye'ye ulaştı. 28 Mayıs'ta başlayacak olimpiyat öncesinde yavaş yavaş gelmeye başlayan ülkeler arasında Nijer, Gürcistan, Moğolistan, Nijerya, Azerbaycan, Kırgızistan, Pakistan, Bosna Hersek, Amerika-New Jersey ve Teksas, Arnavutluk, Romanya, Kırım ve Litvanya bulunuyor. Öğrenciler, olimpiyatlar öncesinde çeşitli aktivitelerde yer alacak, medya kuruluşlarını ziyaret edip televizyon programlarına katılacak. Türkçe Bayramı için bir de tanıtım filmi çekildi. 48 saniyelik film, İstanbul'un tarihî ve doğal güzellikleriyle Türkçe sevdalısı olan dünya çocuklarını buluşturuyor. Müşfik Kenter'in seslendirdiği tanıtımda, farklı ülke çocukları Türkçe konuşuyor ve Türkiye'ye has deyim ve atasözlerini kullanıyor. Olimpiyat boyunca çeşitli medya kuruluşlarında yer alacak reklamın yönetmenliğini Turgut Söğüt, müziklerini ise Yücel Arzen yaptı.

Türkçe, dünyanın sayılı dilleri arasına girdi Tertip Heyeti Başkanı Mehmet Sağlam: Her yıl daha da güzelleşen olimpiyatları Anadolu'ya mal etmek için bu yıl çok sayıda organizasyon yapılacak. Öğrenciler halkımızla bütünleşecek. Türkçemizi dünyada 200 milyon kişinin konuştuğunu düşünürsek, Türkçe giderek dünyanın sayılı bilim, edebiyat, kültür ve barış dili olacak. Şimdiden dünyanın önemli dilleri arasına girdi. Atatürk'ün de vasiyeti olan bu amaç için her Türk vatandaşı üzerine düşen görevi yapmalı.

Olimpiyatlar, bir hayalin gerçekleşmesidir

Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın: Türkçe Olimpiyatları, Türkçenin dünya dili olduğunu kanıtlayan en anlamlı etkinlik. Bugün 87 ülkede en az bir ortaöğretim kurumunda, 46 ülkede özel kurslarda Türkçe öğretiliyor. Toplam 9 ülkedeki yükseköğretim kurumlarında Türkçe eğitim veriliyor. Dünyanın dört bir yanındaki okullardan gelen gençler, 7 yıldır Türkçe konuşarak, yazarak, şiir okuyarak, şarkı söyleyerek yarışıyor. Türkçe Olimpiyatları, bir hayalin gerçekleşmesidir. Bu hayal Türkçenin dünyanın dört bir köşesinde eğitim ve öğretim dili olarak; bilim, kültür ve sanat dili olarak yaygınlaşmasıydı. Türkçenin dünya dili olarak yaygınlaşması, bütün dünyayı kapsama alanına almasıydı. Bir Afrikalının Türkçe şiir okuması, bir Amerikalının Türkçe şarkı söyleyerek yarışması benim için dünyanın en büyük mutluluğu.

Geleceğe daha umutlu bakmamızı sağlıyor

Uluslararası Üniversiteler Birliği Başkanı Prof. Dr. Şerif Ali Tekalan: 115 ülkeden gelen öğrenciler, Türkiye'yi ve Türk insanını tanıyacak. Âdet, gelenek, görenek ve örflerimizi görecek. Sonrasında dünyanın değişik yerlerindeki ülkelerine dağılacaklar. Bu, Türkçenin dünyaya yayılması ve Türkiye'nin tanıtımı için büyük önem arz ediyor. Dünya barışına katkısı yönüyle ümitlerimizi güçlendiriyor. Geleceğe daha umutlu bakmamızı sağlıyor.

Yarışma, dışa açılan kapımız oldu

Türk Ocakları Genel Sekreteri Hüseyin Erdem: Türkçenin yaygınlaşması ve Türk milletinin değer sisteminin tanınması açısından büyük önem taşıyor. Olimpiyatlar bizim ülke olarak en büyük problemimiz olan tanınma sorunumuzu en kısa yoldan çözüyor. Şimdiye kadar hiçbir proje bu etkinlik kadar Türkiye'yi dışa tanıtamadı. Yarışma, Türkiye'nin dışa açılan kapısı ve penceresi oldu.

115 ülkenin barış elçileri sevginin anavatanında

Türkçe Olimpiyatları Genel Sekreteri Tuncay Öztürk: Bu yıl olimpiyatların içeriği zenginleşti, niteliği arttı. Programları daha fazla kişinin takip edebilmesi için Anadolu'daki etkinlik sayısını artırdık. Dünyanın 115 ülkesinden gelen barış elçilerini, barışın ve sevginin anavatanında sevgi diliyle buluşturmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.

Yarışmacılardan Zaman'a ziyaret

Yarışmacıların bir kısmı dün Zaman Gazetesi'ni ziyaret etti. 13 farklı ülkeden gelen öğrenciler, Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı'nın yönettiği yayın toplantısına katıldı. Akıcı Türkçeleriyle dikkat çeken gençler, olimpiyatlarda sunacakları şarkıları seslendirdi. Grubun, ünlü sanatçı Ertuğrul Erkişi'yle ortak albüm çıkaracağı öğrenildi. NURULLAH KAYA İSTANBUL

Olimpiyatlarda Necip Fazıl unutulmadı

Uluslararası Türkçe Olimpiyatları, vefatının 26. yıldönümünde dualarla anılan 'Şairler Sultanı' Necip Fazıl Kısakürek'i unutmadı. Bu yılki 'makale yarışması'nın konusu 'Türk Edebiyatında Necip Fazıl Kısakürek' olarak belirlendi. Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen üniversite öğrencilerinin katıldığı yarışmanın ön elemeleri tamamlanırken, 15 ülke finale kaldı. Birbirinden önemli yazılar kaleme alan Afganistan, Azerbaycan, Belarus, Estonya, Irak, İran, Kırım, Kırgızistan, Mısır, Özbekistan, Rusya, Tacikistan, Tataristan ve Ukraynalı gençler, Necip Fazıl'ın çileli hayatı, şairler sultanlığına uzanan öyküsü, fikir davası ve gençliğe bakışını anlatıyor. 30 Mayıs Cumartesi günkü finalde Türk üniversitelerinin önde gelen edebiyatçıları jüri üyeliği yapacak. Temayı bir yıl önceden belirlediklerini kaydeden Olimpiyat Genel Sekreteri Tuncay Öztürk, gelen yazıların, Türkçe öğrenen dünya gençliğinin, Kısakürek'i en az Türk gençleri kadar tanıdıklarını gösterdiğini vurguladı. İBRAHİM ASALIOĞLU ANKARA

HACI KEMAL ERİMEZ'E VEFA ÖDÜLÜ

Uluslararası Türkçe Öğretimi Derneği'nin her sene verdiği Türk Dili Ödülleri'nin bu yılki sahipleri belli oldu. Hayatını Türk okullarının kurulmasına harcayan merhum Hacı Kemal Erimez, 'Vefa Ödülü'ne layık görüldü. 'Atatürk Türk Dili Ödülü', Amerikan Senatosu'nda görev yapan en yaşlı üye Robert Byrd'a; 'İsmail Gaspıralı Türk Dili Ödülü' ise TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin'e verilecek.





25 Mayıs 2009 Pazartesi

7.Türkçe Olimpiyatları...Dünyaya Gönül Diliyle Seslenecekler...


Her yıl farklı dinden, ırktan ve renkten dünya çocuklarını bir araya getiren Türkçe Olimpiyatları'nın yedincisi 28 Mayıs'ta Ankara'da başlayacak.


Türkçe Öğretim Derneği (TÜRKÇEDER) tarafından organize edilen olimpiyatlara, Afganistan, Arjantin, Venezuela, Benin, Etiyopya, Kongo, Fransa, İtalya, Uganda, Togo, Maldiv Adaları ve Sri Lanka gibi 115 ülkeden 600 öğrenci katılacak. Etkinliğin bu yılki teması 'gönül dili' olacak. Yönetmenliğini Turgut Söğüt, müziğini Yücel Arzen ve seslendirmesini Müşfik Kenter'in yaptığı 'gönül dili' temasının tanıtım filmi Türkçeyi ve ülkemizi anlatıyor.


7. Türkçe Olimpiyatları'nda 'Yabancı Dil Türkçe' kategorisinde; konuşma, yazma, dil bilgisi, şiir, şarkı, sunum, genel kültür, özel beceriler, makale, ülke tanıtım stantları yarışmaları ile 'Ana Dil Türkçe' kategorisinde kompozisyon, şiir, genel kültür yarışmaları yapılacak.


28 Mayıs Perşembe günü saat 10.00'da başlayacak olimpiyatın açılışı yarışmalar ve etkinliklerle gerçekleşecek. 30–31 Mayıs'ta Ankara ANFA'da yapılacak kültür şöleni binlerce Türkçe hayranı tarafından takip edilecek. Geçen yılki etkinliklere 158 bin kişi katılmıştı. Ankara'da gerçekleşecek 7. Türkçe Olimpiyatları'nın şarkı finali 3 Haziran'da İstanbul'da Haliç Kongre Merkezi, şiir finali ise 2 Haziran'da Bursa Kültür Park'ta yapılacak. Sekiz gün devam edecek Türkçe Olimpiyatları'nın ödül töreni 6 Haziran Cumartesi günü Ankara-ASKİ Spor Salonu'nda gerçekleşecek. Dünyanın çeşitli ülkelerinden gelecek öğrenciler Asya Kızılcahamam Termal Tatil Köyü'nde konuk ediliyor.


Olimpiyatlarda ilk kez geçen yıl uygulanmaya başlanan il çapında etkinlikler, bu yıl da devam edecek. Kayseri, İzmir, Erzurum, Kahramanmaraş, Gaziantep, Antalya gibi illerde 8–9 Haziran tarihlerinde mini birer olimpiyat gösterisi sunulacak. 9 ayrı ilde 25 ayrı sahnede 120 bin davetli seyirciye ulaşılacak. İl etkinliklerinde Anadolu insanı yurtdışında yapılan eğitim hizmetlerinin sonucunu görmenin ve katılımcı öğrencilerle yakından sohbet etmenin mutluluğunu yaşayacak.

13 Mayıs 2009 Çarşamba

7.Türkçe Olimpiyatları-TÜRKÇE NEDEN SEVGİ DİLİ?


Türkçe neden sevginin dili? Bülent Korucu

Artık ananevi hale gelen bir tatlı telaş yine kendini hissettirmeye başladı.

Mayıs ayı ile birlikte Türkçe heyecanı dünyanın dört bir yanında yaşanıyor. Haziran başında Türkiye'deki finale kalmak için ülkelerdeki yarışmalar ardı ardına yapılıyor. Evet, bu sene 7.si yapılacak olan Türkçe Olimpiyatları'ndan bahsediyorum. Hafta sonu, yarışmaların Kuzey Avrupa finalleri için Danimarka'nın başkenti Kopenhag'taydık.

'Türkçe sevginin dili' derken bir reklam sloganı söylediğimiz zannedilmesin. Bizzat yerinde görünce daha iyi anlaşılıyor. Türkçe sadece bir dil değil. Bir vesile ve vasıta haline geliyor. Kaynaşmanın, iletişimin, birbirini anlamanın, anlamaya çalışmanın aracı oluyor. Türkçe, bir cazibe merkezi gibi. Rengi, ırkı, dini farklı 115 ülkenin çocukları bu yıl final için bir araya gelecek. İnsanlık dışında neredeyse tek ortak noktaları Türkçe öğrenme ve konuşma çabaları. Bunu yaparken yaşadıkları olimpiyat heyecanı ve paylaşılan mekanlar başka hiçbir şekilde sağlanamayacak bir kaynaşma doğuruyor. Kızılcahamam'daki elemeler, bu alışverişin zirve yaptığı yer. Sanki büyük bir sofra açılıyor, herkes heybesinde getirdiğini paylaşıyor. Bir anda kendinizi dünyanın en büyük kültür sofrasının başında buluyorsunuz. Çocuksu samimiyet, bu sofranın gösteriş düşüncesi ile kirletilmesine izin vermiyor. Türkçenin dil bayrağımız olarak yaygınlaşması elbette göğsümüzü kabartıyor. Ancak inanın samimi iletişimin insanlık adına verdiği umut hepsini gölgede bırakıyor. Dünyada Türkçe konuşan, Türkçe düşünen ve Türkçe yaşayan bir nesil yetişiyor. Türkçe, bir hayat tarzı durumuna geliyor. Okunan şiir veya şarkı unutulduğu zaman duyulan mahcubiyet; alınan moral alkışı sonunda yüze yayılan tebessüm, dereceye giremeyenlerin burukluğunun paylaşılması, başarı karşısındaki sevinç... Öylesine insani bir vasat oluşuyor ki, sadece salondaki binlerce kişiyi kuşatmıyor; medya marifetiyle milyonlarca kişi bu sevgi pınarından testisini doldurabiliyor. Onun için 'sevgi dili Türkçe' ifadesi maharetli bir reklamcının bulduğu iyi bir slogan değil. Şahit olunan ve daha önemlisi bizzat yaşanan bir gerçek.

Danimarka seyahati, bu açıdan epey anlamlı ve duygulu geçti. İsimlerini ezberlemek neredeyse imkânsız. Kâğıttan telaffuzu bile çok zor. Aslında isimlerin çok fazla önemi de yok. Onun için listeden isimlerini yazmak yerine ülkeleriyle ve halleriyle birkaç manzarayı resmetmeye çalışayım. Belki kendi dilini bile henüz tam konuşamayan 5 yaşlarında bir kız çocuğu, "büyümüş de küçülmüş" ifadesinin anlatacağı güzellikte bir parçayla bizleri mest etti. Litvanyalıyla birlikte 'Hasretinle Yandı Gönlüm'ü söyledik. Belaruslu ile 'Veda Busesi'ni mırıldandık, duygulandık. İsveçli 'Üsküdar'a Giderken'le efkarımızı dağıttı. Şarkının sözlerini unuttuğu için yüksek puan veremedik ama Norveçli çocuğun cana yakınlığı müthişti. Böyle bir tasnif olsa kesin birinci olurdu.

Program sonunda jüri başkanının, "Bazı jüri üyeleri kendilerini fazla kaptırıyorlar, alkışlıyorlar hatta gözyaşlarını tutamıyorlar." sözlerinin muhataplarından biri bendim. Program devam ederken bana doğru attığı anlamlı bakışların sebebini de bu vesileyle çözmüş oldum. Halbuki kendimi fazlasıyla sıktığımı düşünüyorum. Hatta jüri olduğuma epeyce hayıflandım. Keşke arkalarda bir yerlerde tadını çıkarabilseydim, dediğimi de şimdi itiraf ediyorum. Bu arada Büyükelçi Mehmet Akat ve Başkonsolos Osman Kocabaş'ın programın başından sonuna kadar bir ev sahibi gibi misafirleri ağırladığını da şükran hisleriyle kaydetmekte yarar var. Avrupa Parlamentosu seçimleri için Danimarka'dan tek Türk aday olarak seçime giren Hüseyin Araç da yarışmanın ağır konuklarındandı.